| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Bir avukatın bakışından hukuki paylaşımlar, Resmi Gazete'den güncellemeler, derlemeler, notlar...
30 Aralık 2013
2014 YILI ARABULUCULUK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ
27 Aralık 2013
ADLÎ KOLLUK YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
21 Aralık 2013 CUMARTESİ
|
Resmî Gazete
|
Sayı : 28858
|
YÖNETMELİK
| ||
Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığından:
ADLÎ KOLLUK YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 – 1/6/2005 tarihli ve 25832 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Adlî Kolluk Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan adlî kolluk sorumlusu deyimi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu deyimden sonra gelmek üzere aşağıdaki deyim eklenmiş ve mevcut deyimler buna göre teselsül ettirilmiştir.
“Adlî kolluk sorumlusu: Mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından görevlendirilen adlî kolluğun komutanını, amirini veya sorumlusunu,”
“En üst dereceli kolluk amiri: Emniyet Genel Müdürlüğünde; il emniyet müdürünü, ilçe emniyet müdürünü veya amirini, Jandarma Genel Komutanlığında il jandarma komutanını, ilçe ve merkez ilçe jandarma komutanını, Sahil Güvenlik Komutanlığında; birlik komutanını, Gümrük ve Ticaret Bakanlığında; gümrük muhafaza kaçakçılık ve istihbarat müdürünü,”
MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci cümlesinde yer alan “savcıları” ibaresi “başsavcılığı” ibaresi olarak değiştirilmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki (c) bendi eklenmiştir.
“c) En üst dereceli kolluk amiri adlî olayları, suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumakla ve bu konuda gerekli tedbirleri almakla görevli ve yetkili olan mülki idare amirine derhal bildirir.”
MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye bu fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş, mevcut fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.
“Adlî kolluk görevlileri, kendilerine yapılan bir suça ilişkin ihbar veya şikâyetleri; el koydukları olayları, yakalanan kişiler ile uygulanan tedbirleri derhâl Cumhuriyet başsavcılığına ve en üst dereceli kolluk amirine bildirir ve ilgili Cumhuriyet savcısının emri doğrultusunda işin aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerine başlar.”
“Ceza Muhakemesi Kanununun 135 inci maddesinin altıncı fıkrasında sayılan suçlar nedeniyle yapılan soruşturmaların aşamaları hakkında Cumhuriyet savcısı tarafından doğrudan veya varsa ilgili Cumhuriyet başsavcı vekili aracılığıyla Cumhuriyet başsavcısına yazılı olarak bilgi verilmesi zorunludur. Bu bildirim yazıları görüldü şerhinden sonra soruşturma dosyasında muhafaza edilir.
En üst dereceli kolluk amiri, adlî kolluk hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi amacıyla adlî kolluk görevlileri üzerinde gözetim, denetim, planlama ve gerektiğinde diğer idari tedbirleri almaya ve iş bölümünü yapmaya yetkilidir.”
MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Cumhuriyet başsavcıları her yılın sonunda, bu Yönetmeliğin 3 üncü maddesine göre belirlenmiş adlî kolluk sorumluları hakkında değerlendirme raporu düzenleyerek, mülki idare amirlerine gönderir.”
MADDE 5 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 6 – Bu Yönetmelik hükümlerini Adalet ve İçişleri Bakanları birlikte yürütür.
| ||
26 Aralık 2013
BANKA KREDİ DOSYA MASRAFINDA ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN B.K.125.MADDE UYARINCA 10 YIL OLDUĞUNA İLİŞKİN KANUN YARARINA BOZMA KARARI
BANKA KREDİ DOSYA MASRAFINDA ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN B.K.125.MADDE UYARINCA 10 YIL OLDUĞUNA İLİŞKİN KANUN YARARINA BOZMA KARARI
YARGITAY KARARI
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinden:
Esas No : 2012/28832
Karar No : 2013/9624
YARGITAY İLAMI
Mahkemesi : Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Tarihi : 19/4/2012
Numarası : 2011/899-2011/375
Davacı :
Davalı :
KARAR
Davalı, sözleşmenin tek taraflı olarak hazırlandığını belirterek; davanın reddini savunmuştur.
YARGITAY KARARI
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinden:
Esas No : 2012/28832
Karar No : 2013/9624
YARGITAY İLAMI
Mahkemesi : Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Tarihi : 19/4/2012
Numarası : 2011/899-2011/375
Davacı :
Davalı :
Taraflar arasındaki tüketici hakem heyeti kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmekle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı; davalının bankadan aldığı kredi nedeniyle ödediği 900,00 TL dosya masrafının iadesi için Muğla Tüketici Sorunları Hakem Heyetine müracaat ettiğini, hakem heyetinin 19/10/2011 tarih ve 138907 sayılı kararı ile bu bedelin davalıya iadesine karar verildiğini, ödemenin üzerinden bir yıldan fazla zaman geçtiğini, sözleşmenin tüketici ile müzakere edildiğini belirterek; hakem heyeti kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının talebinin 4077 sayılı Kanunun 4/A maddesine göre, 3 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davalının 3 yıllık süre geçtikten sonra müracaatta bulunduğu, davacı bankanın dava dilekçesinde zamanaşımı definde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında konut kredisi sözleşmesi bulunduğu ve davacı banka tarafından 900,00 TL masraf alındığı hususu ihtilaflı değildir. Uyuşmazlık, konut kredisinin kullandırılması sırasında alınan dosya masrafına ilişkin talepte uygulanacak zamanaşımı hükümlerinin hangisi olduğu hususundadır.
Davalı, 4/1/2008 tarihinde 120 ay vadeli 45.000,00 TL tutarında konut kredisi kullandığını, bu sırada kendisinden 900,00 TL masraf kesildiğini belirterek, bu paranın iadesi için 9/9/2011 tarihinde hakem heyetine müracaat etmiş, Muğla Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’nin 10/10/2011 tarihli kararı ile; söz konusu masrafın davalıya iadesine karar verilmiş, davalı bankanın hakem heyeti kararının iptali istemiyle açtığı davada mahkemece; 4077 sayılı kanunun 4/A maddesine göre, ayıplı hizmete ilişkin taleplerin üç yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle hakem heyeti kararının iptaline karar verilmiştir.
Mahkemenin esas aldığı 4077 sayılı Kanunun 4/A maddesinde düzenlenen zamanaşımı ayıplı hizmete ilişkin olup, somut olayda uygulanma imkanı yoktur. Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmüne göre sözleşmeye dayalı alacak davalarında zamanaşımı 10 yıl olup, dava konusu olayda da 10 yıllık sözleşme zamanaşımının uygulanması gerekir. Buna göre; işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19/4/2012 tarih ve 2011/899 esas, 2012/375 karar sayılı kararının sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 15/4/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)